Ruh Sağlığınızı Korumak İçin Krizi Beklemeyin

Dişlerimizi çürümeden fırçalıyoruz. Düzenli sağlık kontrollerimizi yaptırıyor, bedenimizi güçlü tutmak için beslenmemize ve hareket etmeye özen gösteriyoruz. Çünkü biliyoruz ki korumak, onarmaktan çoğu zaman daha kolaydır.
Peki konu ruh sağlığı olduğunda neden aynı özeni göstermiyoruz?
Çoğu insan için ruh sağlığı, ancak hayat zorlaştığında akla gelen bir konu. Kaygı dayanılmaz hale geldiğinde, ilişkiler yıprandığında, uykular kaçtığında ya da artık hiçbir şey eskisi gibi hissettirmediğinde yardım aramaya başlıyoruz. Oysa ruh sağlığı, yalnızca sorun yaşandığında ilgilenilecek bir alan değildir. Tıpkı beden sağlığı gibi, düzenli ilgi ve bakım ister.

Ruh Sağlığı Sadece Hastalık Demek Değildir

Ruh sağlığını konuşurken çoğu zaman aklımıza depresyon, anksiyete ya da tükenmişlik gelir. Elbette bunlar önemlidir. Ancak ruh sağlığı, yalnızca tanılarla açıklanabilecek bir kavram değildir.
Kendini tanıyabilmek, duygularını fark edebilmek, stresle başa çıkabilmek, sınır koyabilmek, ilişkilerinde kendini ifade edebilmek ve gerektiğinde destek isteyebilmek de ruh sağlığının önemli parçalarıdır.
İyi hissettiğiniz dönemlerde bunları güçlendirmek, zor zamanlar geldiğinde size dayanıklılık kazandırır.

Neden Hep Bekliyoruz?

Bunun birçok nedeni var. Bazılarımız “Ben hallederim.” diye büyüdü. Bazılarımız duygularını paylaşmanın güçsüzlük olduğunu öğrendi. Kimimiz ise yardım istemeyi yalnızca büyük krizlerle ilişkilendirdi.
Bir diğer önemli neden de günlük hayatın temposu. Yapılacak işler, sorumluluklar ve yetişme telaşı içinde kendimize dönmek çoğu zaman erteleniyor. Ta ki bedenimiz ya da ruhumuz artık “Dur.” diyene kadar.
Oysa ruh sağlığı, ihmal edildiğinde sessizce yıpranabilir. Bu yıpranma çoğu zaman bir anda olmaz; küçük sinyallerle kendini gösterir.
      • Sürekli yorgun hissetmek,
      • Eskiden keyif alınan şeylerden uzaklaşmak,
      • Tahammülün azalması,
      • Duyguları bastırmaya çalışmak,
      • Kendine hiç zaman ayıramamak…
Bu belirtiler her zaman bir psikolojik rahatsızlık anlamına gelmeyebilir. Ancak kendinize dönüp “Ben gerçekten nasılım?” diye sormanız için önemli birer işaret olabilir.

Ruh Sağlığına Yatırım Yapmak Ne Demektir?

Ruh sağlığını korumak yalnızca terapiye gitmek değildir.
Bazen bir duyguyu bastırmadan yaşayabilmektir.
Bazen dinlenmeye izin vermektir.
Bazen herkesi memnun etmeye çalışmaktan vazgeçmektir.
Bazen de hayatın içinde kendine gerçekten iyi gelen şeyleri fark edebilmektir.
Düzenli uyku, sosyal ilişkiler, fiziksel hareket, anlamlı uğraşlar, duygularını ifade edebilmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak; ruh sağlığını koruyan önemli kaynaklardır.

Terapi Sadece Kriz Anlarında mı Gereklidir?

Toplumda hâlâ terapiye dair yaygın bir inanış var: “Artık baş edemiyorsam gitmeliyim.”
Oysa terapi, yalnızca yaşanan sorunları çözmek için değil; kişinin kendini tanıması, ilişkilerini anlaması, tekrar eden yaşam örüntülerini fark etmesi ve psikolojik dayanıklılığını güçlendirmesi için de değerli bir süreçtir.
Nasıl ki düzenli spor yapmak yalnızca hastalıkları tedavi etmek için yapılmıyorsa, terapi de yalnızca ruhsal hastalıkları tedavi etmek için değildir.
Bazen hayatınızda büyük bir kriz olmayabilir. Ama kendinizi daha iyi anlamak, yaşam kalitenizi artırmak ve gelecekte karşılaşabileceğiniz zorluklara daha güçlü hazırlanmak isteyebilirsiniz. Bu da terapi için yeterince anlamlı bir nedendir.
Kendinize Şu Soruyu Sorun;
Bedeninize gösterdiğiniz özeni, ruhunuza da gösteriyor musunuz?
Belki bir yürüyüş, bir günlük sayfası, sevdiğiniz biriyle kurduğunuz samimi bir sohbet ya da bir psikologdan destek alma kararı…
Ruh sağlığını korumak, büyük adımlarla değil; çoğu zaman küçük ama sürdürülebilir seçimlerle başlar.
Çünkü ruh sağlığı, yalnızca bozulduğunda hatırlanması gereken bir şey değil; yaşamın her döneminde özen gösterilmeyi hak eden en değerli alanlardan biridir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA