Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Mıyız?

 

 İyi Hissetmek Zorunda Mıyız?

İyi hissetmenin hayatın doğal hâli olduğuna, mutsuzluğun ise bir an önce çözülmesi gereken bir problem olduğuna inandırıldık.

Bu yüzden ne zaman içimiz daralsa ne zaman motivasyonumuz düşse ya da hayatın yükü omuzlarımıza biraz daha ağır gelse, hemen kendimizi tamir etmeye çalışıyoruz.

Biraz daha farkındalık…

Biraz daha olumlu düşünce…

Biraz daha meditasyon, biraz daha kişisel gelişim…

Sanki doğru yöntemi bulduğumuzda üzüntü, kaygı, öfke ya da hayal kırıklığı hayatımızdan tamamen çıkacakmış gibi.

Belki de bizi yoran şey, kötü hissetmek değil. Hiç kötü hissetmemeye çalışmak.

Mutluluk Bir Varış Noktası Değil

Hayatın bize öğrettiği en büyük yanılgılardan biri, psikolojik olarak iyi olmanın sürekli mutlu olmak olduğu düşüncesi.

Oysa ruh sağlığı; hiç üzülmemek, hiç kaygılanmamak ya da her koşulda güçlü kalabilmek değildir.

İnsan olmanın doğasında, birbirine zıt gibi görünen pek çok duygu yan yana yaşar.

Bir sabah umutla uyanıp akşam hüzünlenebiliriz.

Sevdiğimiz bir işi yaparken aynı zamanda tükenmiş hissedebiliriz.

Bir şeyi çok isterken, ondan korkabiliriz de.

Bunların hiçbiri yanlış değildir.

Çünkü duygular, çözülmesi gereken problemler değil; yaşamın doğal parçalarıdır.

“İyi Olmalıyım” Cümlesi Sessiz Bir Yüke Dönüşüyor

Birçok insan artık yalnızca hayatın zorluklarıyla değil, hissettikleriyle de mücadele ediyor.

Üzülüyor…

Sonra üzüldüğü için kendine kızıyor.

Kaygılanıyor…

Sonra “Normal biri olsam böyle hissetmezdim.” diye düşünüyor.

Öfkeleniyor…

Ardından bu öfkeyi bastırmaya çalışıyor.

Duygunun kendisi kadar, ona gösterdiğimiz direnç de bizi tüketiyor.

Çünkü kabul edilmeyen her duygu, içeride biraz daha büyüyor.

Her Duygu Bir Düşman Değil, Bir Habercidir

Hüzün bazen kaybettiğimiz şeyi anlatır.

Kaygı, bizim için gerçekten önemli olana işaret eder.

Öfke, ihlal edilen sınırlarımızı görünür kılar.

Hayal kırıklığı ise beklentilerimizi…

Olumsuz diye adlandırdığımız bu duyguların hiçbiri gereksiz değildir.

Onları susturmaya çalıştığımızda yalnızca rahatsızlığı değil, kendimizi de susturmuş oluruz.

Sürekli Güçlü Görünmeye Çalışmak da Bir Yorgunluk Biçimidir

Bazı insanlar “iyiyim” demeyi öyle uzun süre öğrenir ki, bir gün gerçekten nasıl hissettiklerini unuturlar.

Gülümserler.

İşlerini yaparlar.

Sorumluluklarını yerine getirirler.

Ama içten içe sürekli ayakta kalmaya çalışan biri gibi yaşarlar.

Çünkü dinlenmeye değil, yalnızca devam etmeye izin vermişlerdir.

Oysa insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey bazen çözüm değil, yükünü bir süreliğine yere bırakabilmektir.

Psikolojik Sağlık, Hep Mutlu Olmak Değildir

Ruhsal iyi oluş; hiç üzülmemek, hiç kaygılanmamak ya da her koşulda pozitif kalabilmek değildir.

Psikolojik esneklik, tüm duyguların hayatın doğal bir parçası olduğunu kabul edebilmekte yatar.

Bazı günler enerjiniz yüksek olur.

Bazı günler hiçbir şey yapmak istemezsiniz.

Bazı dönemler hayat size hafif gelir.

Bazı dönemler nefes almak bile daha fazla çaba ister.

Bunların hiçbiri başarısız olduğunuz anlamına gelmez.

Sadece insan olduğunuzu gösterir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA